Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü Öğrencilerini Bekliyor

26 Haz

 Duyuru Sayfası

Üniversitemiz Eğitim Fakültesi bünyesinde açılan ve bu yıl ilk kez öğrenci alacak olan Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü hakkında Özel Eğitim Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fidan Özbey, önemli açıklamalarda bulundu.

Dr. Öğr. Üyesi Fidan Özbey, “Bölümümüzün amacı, ‘Özel Gereksinimli’ olarak nitelendirilen; zihinsel engelli, görme engelli, işitme engelli, bedensel engelli, dil ve konuşma bozukluğuna sahip, otizmi olan, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan, öğrenme güçlüğü içerisinde olan ya da üstün ve özel yetenekli gibi farklı gelişim özellikleri gösteren bireylerin eğitimlerini ve toplumsal yaşama katılımlarını destekleyecek özel eğitim öğretmenlerini yetiştirmektir. Bu kapsamda evrensel nitelikte bilgi üreten, araştırmacı, katılımcı, paylaşımcı, çağdaş bir öğretim kültürü oluşturabilen ve mesleki açıdan yetkin, toplumsal ve mesleki değerlere saygılı öğretmenler yetiştirmeyi hedefliyoruz.” sözleriyle açıklamalarına başladı.

 “Özel Gereksinimli Öğrencilerin Bağımsız Yaşam Becerilerini Geliştirecekler”

Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü’nde eğitim gören öğrencilerin; özel gereksinimli öğrencilere günlük yaşamda gerekli olabilecek tüm yaşam becerilerini öğretebileceklerini söyleyen Özbey, bu bölümden mezun olan öğretmen adaylarının topluma sağlayacakları katkıları; özel gereksinimli öğrencilerin bağımsız yaşam becerilerini geliştirme, destek almadan yaşamlarını sürdürmelerine katkı sağlama, iletişimi başlatma ve sürdürme becerileri ile sosyal becerilerini geliştirme ve böylelikle toplumla bütünleşmelerini sağlama şeklinde özetledi.

Bölüm mezunlarının, özel gereksinimli öğrencilerin, akademik ve akademik olmayan alanlarda yapabileceklerini değerlendirerek onlara yönelik yeni hedefler belirleyebileceklerini söyleyen öğretim üyemiz, ayrıca eğitim ve öğretim programlarının hazırlanması, var olan programların bu öğrencilerin özellikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda uyarlanması, özel gereksinimli öğrencilerin aileleri ve diğer branşlardaki öğretmenleri gibi tüm paydaşlar ile işbirliği kurarak ekip çalışmalarının yürütülmesi ve mesleki eğitimlerine yönelik rehberlik hizmetleri ile istihdam sağlanması gibi önemli görevler üstleneceklerini ifade etti.

“Türkiye’de Bulunan Tüm Üniversitelerde Aynı Programlarla Öğretmen Yetiştirilecek”

Eğitim Fakültelerinin yeni öğretmen yetiştirme lisans programları ve müfredatlarının, 2018-19 Eğitim- Öğretim döneminden itibaren YÖK tarafından hazırlanan programlarla güncelleneceğini belirten Özbey, Türkiye’de bulunan tüm üniversitelerde aynı öğretmen yetiştirme programlarının uygulanacağını sözlerine ekledi.

Programlardaki derslerin dönemleri, AKTS ve kredileri dahil hiçbir üniversitede farklılık göstermeyeceğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Fidan Özbey, “ Bu programlar, YÖK’ün web sitesinde yayınlandı. Biz de Özel Eğitim Bölümü olarak bu programları uygulamaya başlayacağız. YÖK’ün hazırladığı Özel Eğitim Öğretmenliği lisans programında; 1. sınıfta; genel öğretmenlik meslek bilgisi ve genel kültür dersleri yer almaktadır. 2. ve 3. sınıfta özel eğitim öğretmenliği alan yeterliklerinin geliştirilmesine yönelik dersler yer almaktadır. 4. sınıfta ise öğretmen adayları ‘Öğretmenlik Uygulaması’ dersi kapsamında Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullarda edindikleri bilgi ve becerileri sahada uygulama fırsatı yakalayabilecekler. Müfredat genel olarak özel gereksinimli bireylerin tam bağımsız yaşamalarının ve toplumla bütünleşmelerinin desteklenmesini içeren bir içeriğe sahiptir.” şeklinde konuştu.

“Öğrencilerimizin Hayallerini Gerçekleştirmesi İçin Gerekli Desteği Sağlıyoruz”

Üniversitemizin; öğrencilerini, gerçekleştirmek istedikleri projeler, çalışmalar, katılmak istedikleri yarışmalar ve şehrin gelişimine yönelik hayata geçirilmeyi bekleyen her türlü faaliyet ve planlar için destekleyici, teşvik edici bir tutuma sahip olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Özbey, Üniversitemizde öğrencilerimizin hayallerini gerçekleştirmeleri noktasında herhangi bir sınırlandırma olmadığını, aksine teşvik ve desteğin olduğunu önemle vurguladı. Öğrencilerimizin, Üniversitemizin “Değer Üreten” vizyonuna en güzel katkıları sağlayan üretici gençler olarak aktif rol oynadıklarını paylaşan öğretim üyemiz, öğrencilere bu imkanın sağlanmasında Rektörümüz Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar ile tüm akademik ve idari personellerimizin yoğun, özverili çalışmalarının olduğunun altını çizdi.

“İnsanları Ayrım Yapmaksızın Sevmelisiniz”

Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü’nü seçecek öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Özbey, bu bölümde eğitim almak isteyen öğrencilerin, insanları ayrım yapmaksızın sevmeleri ve onları sahip oldukları farklı özellikleri ile benimsemeleri, çocuklara karşı sevgi dolu ve sabırlı olmaları gerektiğini vurguladı. Özel gereksinimli çocuklara verilen eğitimin sonuçlarının yavaş yavaş ortaya çıktığı için, bu çocukların gelişimlerinin normal gelişim gösteren akranlarından yavaş olduğuna dikkat çeken Fidan Özbey, bu nedenle öğretmen adaylarının kararlılıkla ve uzun süren çalışmaların sonucunda, çocuklarda ilerlemelerin olabileceğini bilmeleri ve sabırlı olmaları gerektiğini ifade etti.

Öğretmen adaylarının, her çocuğun kendine has özellikleri ve güzellikleri olduğunu bilmesi, başka çocuklarla kıyas yapmaması gerektiğini dillendiren Özbey, çocukta her “küçük adımı” zafer olarak görebilen çalışkan öğretmenlere ihtiyacımız olduğu ve özverili öğretmen adaylarının bu meslekte başarıyı yakalayacakları değerlendirmesinde bulundu.

“İlk Kez Özel Çocuklarla Etkileşim Kurduğunuzda Duygusal Sahnelerin Yaşanması Çok Normal”

Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü’nde eğitim almak isteyen adayların sık sık kendisine, “Ben yapım gereği engelli çocuklara karşı fazla hassas davranıyorum ve onları görünce ağlıyorum, bu özelliğim meslekte başarılı olmama engel mi?” sorusunu yönelttiklerini belirten Fidan Özbey, bu soruyu “İlk kez özel çocuklarla etkileşim kurduğunuzda duygusal sahnelerin yaşanması çok normal. Hepimiz özel çocuklarla çalışmaya başladığımızda bu tür duygular yaşıyoruz. Zamanla öğrenciyi tanıdıkça, ona yeni beceriler kazandırdıkça, çocuğa güven duymaya ve başaracağına inanmaya başlıyorsunuz. Bu da beraberinde başarıyı getiriyor. Çocuğun başarısı aynı zamanda sizin başarınız oluyor. Zamanla çocuğa acıma hissinden uzaklaşıp onun başaracağına inanarak ona güvenme hissine ulaştığınızda ve başardığını gördüğünüzde gerçek mesleki hazza ulaşabiliyorsunuz. Çünkü onu bağımsız yaşama hazırlıyorsunuz.” şeklinde cevapladı.

“Özel Eğitim Öğretmenlerinin İş Alanları Daha Geniş”

Öğretmenlik branşları arasında iş imkanı en iyi düzeyde olan branşın Özel Eğitim Öğretmenliği olduğunu ve Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin, Üniversitemizden mezun olduktan sonra özel veya kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapma imkanını elde ettiğini belirten öğretim üyemiz, özel eğitim öğretmenlerinin; özel eğitim okullarında, özel eğitim sınıflarında, rehberlik ve araştırma merkezlerinde, rehabilitasyon merkezlerinde, kaynaştırma ve bütünleştirme kapsamındaki normal okul ve sınıflarda, destek eğitim odalarında, hastane sınıflarında, mesleki eğitim merkezlerinde, meslek liselerinde, özel eğitim uygulama merkezlerinde, özel eğitim ana okullarında, iş uygulama okullarında özel eğitim öğretmeni ünvanı ile görev yapabileceklerini söyledi.

Özel eğitim öğretmenine ülkemizde duyulan ihtiyacın 2017 yılı için 12 bin civarı olduğu bilgisini paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Fidan Özbey, rehabilitasyon merkezlerinin şimdiden sayısı azımsanmayacak düzeyde öğretmen taleplerinde bulunduklarını ifade etti.

Öğrencilerin sadece iş imkanları iyi diye bu mesleği tercih etmemeleri gerektiğine işaret eden Özbey, sabırsız, özverisiz, tembel ve sorumsuz kişilerin bu meslekte başarılı olamayacakları vurgusunda bulundu.

Özel eğitim öğretmenliğinin son derece kutsal bir meslek olduğunun altını çizen Üniversitemiz Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Özel Eğitim Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fidan Özbey, “Bu kutsallığın bilincindeki bölüm öğretim üyelerimizle birlikte,  yeni özel eğitim öğretmenlerini yetiştirecek olmanın heyecanını taşıyoruz.  Bölümümüzün Üniversitemize ve Düzce’mize hayırlı olacağına inanıyoruz.” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.